Giriş Yap
SON DAKİKA
PKAN

KURDEN ANATOLİYE

GERİ ADIM ATTIKÇA GELECEĞİN EN SON YER

GERİ ADIM ATTIKÇA GELECEĞİN EN SON YER

GERİ ADIM ATTIKÇA GELECEĞİN EN SON YER


Bazen hoşgörü dediğin şey aslında bir anlayış değil, o senin yorgunluğundur, aslında bazen kendinden vazgeçmektir. Örneğin; tartışmaya enerjin kalmamıştır, kendini anlatmaya isteğin yoktur, boş ver dersin, idare edeyim dersin. O an huzuru seçtiğini sanırsın ama gerçekte yaptığın şey ortamı değil, kendini susturmuşsundur!


Bu hep bu şekilde açık açık ilerlemez, çok sessiz ilerler. Önce karşıdakinin kötü bir cümlesini yutarsın. Seni rahatsız eden bir davranışı görmezden gelirsin. Bir sınırı gevşetirsin. Sonra bu suskunluk kalıcı bir alışkanlığa dönüşür. İnsan alıştığı şeye artık yanlış demez, tersine normal der. İşte o noktada denge değişir. Başkalarının rahatlığı korunur, senin rahatsızlığın görünmez olur. Kimse bilinçli olarak seni ezmeye çalışmaz belki ama sen geri çekildikçe, boşalan yeri boş kap misali boşluğu başkaları doldurur. En kötüsü ise, bir şey seni incitiyor ama sen hala idare eder diyorsan o artık senin için bir sonuçtur. Hayat seni sınamıyordur artık sana içinde bulunduğun durumu göstermeye başlamıştır. Aynı hissi farklı kişilerle tekrar tekrar yaşarsın, çünkü hala devam etmekte ısrar ettiğin senin sessiz kalmandır, sessiz kalma biçimindir.


Kendinden vazgeçmek dramatik bir karar gibi görünmez. Kimse bir sabah uyanıp; bugün biraz daha kendimden eksileyim demez. Bu daha çok; biraz daha susmak, biraz daha katlanmak, biraz daha kötü bir şey olmamış gibi davranmak. Ama bir gün aynaya bakıp şunu fark ediyorsun. Seni kimse bir anda silmemiştir, sen yavaş yavaş kendin silik hale gelmişsin. Fakat iyi haber şu, nasıl yavaş yavaş sesiz olduysan, dönüşün de yavaş olabilir. Büyük kavgalar, sert çıkışlar gerekmez. Bazen sadece şu cümleler yeter; bu durum artık bana iyi gelmiyor. Bunu istemiyorum. Bu kadarı da artık fazla. 


Bunlar kırıcı değil, var olmanın cümleleridir. Sınır koymak başkalarına savaş açmak değildir. Sadece kendini terk etmeyi bırakmaktır. Çünkü insan en çok başkalarını kaybetmekten korkar ama çoğu zaman şunu geç fark eder, kendini kaybetmenin bedeli, herkesi kaybetmekten daha ağırdır.

Wahdi Alan Çelik
Wahdi Alan Çelik

Yazar ve çevirmen