Murat Bozlak, Kürt siyasetinin hayatta kalmakla var olmak arasına sıkıştırıldığı bir dönemde siyaset alanına indi. Devletin Kürt halkına biçtiği rol susmaktı; Kürt siyasetçilerine düşen ise ya teslim olmak ya da tasfiye edilmekti. O, bu denklemi reddedenlerdendi. Siyaseti güvenli alanlarda yürütülen bir faaliyet olarak değil, inkâr edilen bir halkın iradesini görünür kılma mücadelesi olarak kavradı. Bu nedenle siyaset hayatı boyunca her zaman hedef oldu, yasaklandı, vuruldu. Ama geri çekilmedi. Çünkü o yıllarda Kürt siyasetinde kalmak, yalnızca cesaret değil, bilinçli bir kararlılık ve bedel ödemeye hazır bir inanç gerektiriyordu.
Murat Bozlak, bir Orta Anadolu Kürdü olarak Kürt sorununa halkının yaşadığı gerçeklikten bakan bir siyasetçiydi. Kürt meselesini siyasal bir konfor aracı yapmadı; onu tarihsel bir eşitsizlik, yapısal bir inkâr ve çözülmesi gereken demokratik bir sorun olarak ele aldı.
Kürt kimliğinin yok sayıldığı, siyasal temsilin bastırıldığı bir ülkede bu yaklaşım, doğrudan çatışmayı göze almak anlamına geliyordu. O, bu çatışmadan kaçmadı. Kürt halkının özgürlük ve demokrasi taleplerini meşru, vazgeçilmez ve ertelenemez haklar olarak savundu. Susturulmak istendiğinde geri adım atmadı; yalnızlaştırıldığında çizgisini terk etmedi.
Uğradığı suikast girişimi, bu siyasal duruşun egemenler açısından ne kadar tahammül edilemez görüldüğünün açık bir ifadesiydi. Kurşunlar bir kişiye değil, Kürt siyasetinin iradesine yönelmişti. Hayatta kalması, onu sessizliğe zorlamadı; aksine, bu mücadelenin yarım bırakılamayacağını mücadeleye daha güçlü dönerek gösterdi. Yaşadıklarını kişisel bir hikâyeye indirgemedi. Kürt siyasetinin yıllar boyunca maruz kaldığı sistematik şiddetin parçası olarak gördü ve mücadeleden çekilmeyi reddetti. Onun siyaseti, korkuya göre şekillenmeyen, bedeli baştan kabul eden bir siyasal ahlakın ifadesiydi.
Bugün Kürt siyasetinin daha görünür, daha yaygın ve görece daha
güvenli bir zeminde yürütülebilmesi, geçmişte ağır bedeller ödeyenlerin
açtığı yol sayesinde mümkün olmuştur. Cezaevleriyle, sürgünlerle, parti
kapatmalarıyla ve faili meçhul cinayetlerle şekillenen bir dönemde
siyaset yapan Murat Bozlak, bu tarihin kurucu önderlerinden biridir.
O, Kürt halkının hak taleplerinin siyasal alanda ısrarla savunulmasının
simgelerinden biri olarak tarihteki yerini almıştır. Ölüm yıldönümünde
onu anmak, Kürt siyasetinin bugüne hangi bedellerle geldiğini unutmamaya
dair bir sorumluluktur.
Kendisini rahmet ve minnetle anıyorum..
4 Ocak 2026
Kadir Çelik